Nadya

“Hiç de kolay olmayan atılması zor olan bir adımdı.  Ancak kesinlikle ailemi terk ettiğime pişman değilim. Bu çok güzel bir his. Artık özgürüm. İstediğim gibi düşünebiliyor ve hissedebiliyorum. Beni kontrol eden hiç kimse yok. İstediğimi sevebilmek mümkün. Seksüalitemi kontrol altında tutan birisi de kalmadı.  Artık kiminle evlenmek istiyorsam onunla evlenebileceğim.’’

Nadya ve ailesi 1997 yılında bir kış gecesi İsveç’e ulaştılar. Nadya o zaman sadece 4 yaşındaydı ve memleketiyle ilgili beraberinde getirmiş olduğu fazla bir intibaı bulunmuyordu.  Nadya hareketli bir kız çocuğuydu, gündüzleri dışarı çıkmayı ve çocuk bahçesinde oynamayı seviyordu. Ancak ailesi her zaman buna müsaade etmiyordu. Nadya büyük bir akraba grubu içinde beşkardeşiyle birlikte büyüdü. Küçükken sık sık fiziksel darp görüyordu. Babası onu üzerine yapıncaya kadar dövüyordu.  Yıllar geçiyor ve sadece kurallar sertleşiyordu. Büyüdükçe kontroller o kadar fazla artmaya başladı.   Arkadaşlık edeceği çocukları ailesi seçiyor ve sınıf arkadaşlarıyla oynamasına müsaade edilmiyordu.  Nadya’nın sadece aile dostları ve akrabaların çocukları ile oynamasına müsaade ediliyordu. Anne babası ergenlik çağına geldiği zaman daha sıkı davranmaya başladı. Ailesi, seksüalitesini kontrol altında tutmak için çevresinde erkek çocuklar olmamasını kontrol etmeye başladı. Sınıfta düzenlenen eğlencelere, diskoteğe gitmek ve sınıf gezilerine katılmak istiyordu. Ancak ailesi hiç bir zaman bunları yapmasına müsaade etmedi.

“Kız arkadaşlarımla birlikte pijama partilerine gitmeyi ve geceleri diğer kızlar gibi arkadaşlarımın evlerinde kalmayı istiyordum. Erkek kardeşi olanların evine gitmeme müsaade edilmiyordu.”

Nadya ilköğretim okulu yüksek aşamasına başladığı zaman okulda personel onun kendisini iyi hissetmediğinin farketti. Tekrar tekrar ona kendisini nasıl hissettiğini sormaya başladılar.

Şüpheleniyorlardı. Bana destek olmaya çalıştılar. Evin içinde bir sorunum olup olmadığınısoruyorlardı. Ama  ben sadece ağlıyor  ve inkar ediyordum.”

Personel yüksek aşamaya devam ettiği üç yıl boyunca Nadya’ya sorular yöneltmeye devam etti. Nadya için endişe duyduklarını  belirterek durumu Sosyal Hizmetler İdaresine bildirdiler. Sosyal Hizmetler İdaresi hiç bir önlem almayınca İl İdaresine ihbarda bulundular. Ancak bu kez de bir şey yapılmadı. Zaman geçiyor ve Nadya kendisini gittikçe daha kötü hissediyordu.   Nadya 9. sınıfa giderken intihar teşebbüsünde bulunarak hastaneye kaldırıldı.

“Hastaneden taburcu olduktan sonra yaptığım onlar için utanç verici olduğu için ailem beni istemedi.’’ 

Nadya bir acil aile evine yerleştirildi. Lisede okumaya başlayarak çalıştığı ekstra bir işten bir meslektaşı ile paylaştığı bir dairede oturmaya başladı. Geçinmesi zor olduğundan gündüz okula devam ediyor, akşamları ve tatil günlerinde bir yerde çalışıyordu. Ailesi Nadya ve arkadaşının nerede oturduğunu ve Nadya’nın nerede çalıştığını buldu. Ailesi Nadya’yı taciz etmeye iş yerindeki şefini ve meslektaşını tehdit etmeye başladı. Onlar korktukları için karşı koymaya cesaret edemediler. Nadya bir süre devam eden tacizlerden günde 40 defaya kadar varan çok sayıda yapılan görüşmelerden sonra sonunda pes ederek bir kez daha ailesinin yanına taşındı. Ancak hakkında evlilik planları yapıldığını öğrendiği için ailesinin yanında sadece iki gün kalabilme fırsatı bulabildi.

“ Ailemin benim yüzümden kaybettiği namus ve itibarı iade etmenin ve duydukları utancı ortadan kaldırmanın tek yolu buydu’’ 

Nadya yeniden ailesinin yanından ayrılarak kendisine yardım ve destekte bulunulmasını istedi.  Bunun üzerine başka bir yöredeki bir kadın sığınma evine taşınarak 7 ay süreyle bu sığınma evinde kaldı. Nadya için bir kadın sığınma evinde kalmak zordu ama orada herkes birbirlerine destek olabileceği için ev aynı zamanda onun için bir güvence oluşturuyordu.

“Ancak şansım yoktu. Sosyal Hizmetler İdaresi bana yardım etmediği gibi destek de olmadı. Aileme hangi kadın sığınma evinde kalmakta olduğumu bildirdiler.’’  

Nadya’nın babası kadın sığınma evine telefon ederek evi tehdit etti. Nadya bundan sonra kâbuslar görmeye başlayarak dışarıya çıkmaya cesaret edememeye başladı. Geceleri uyuyamıyordu. Uyuduğu zaman ise kâbus görüyordu. Nadya 7 ay sığınma evinde kaldıktan sonra bir madde bağımlısı tedavi evine yerleştirildi.  Bu evden 7 hafta sonra kaçarak, 6 aydan fazla bir süre kaçak yaşadı.

“Ortam benim için iyi olmayan bir ortamdı. Madde bağımlısı değildim. Sosyal Hizmetler İdaresi ihtiyacım olduğu zaman bana destek olmayınca şansıma gidebileceğim diğer yetişkinler bulunuyordu. Bu zaman zarfında farklı örgütlerde görev yapan şahane insanlar örneğin bir rahip bana destek oldu. Ailemi terk ettikten sonra geçen iki yıl boyunca zor ve yorucu günler geçirdim.  Ama fiziksel veya psikolojik darp görmedim.

’’Hiç de kolay olmayan atılması zor olan bir adımdı.  Ancak kesinlikle ailemi terk ettiğime pişman değilim. Bu çok güzel bir his. Artık özgürüm. İstediğim gibi düşünebiliyor ve hissedebiliyorum. Beni kontrol eden hiç kimse yok. İstediğimi sevebilmek mümkün. Seksüalitemi kontrol altında tutan birisi de kalmadı.  Artık kiminle evlenmek istiyorsam onunla evlenebileceğim.’’

Biliyorum benim gibi daha birçok kızlar var. Sizin orada olduğunuzu biliyorum. Sizin dünyada istediğiniz gibi hissetmek ve düşünmek hakkınızdır Israr ediniz. Sizin dünyada istediğiniz gibi hissetmek ve düşünmek, istediğinizi sevmek hakkınızdır. Evleneceğiniz kişiyi akrabanız değil kendinizin seçebilmesi mümkün olacaktır. Öğrenim görme, ailenizin seçmediği istediğiniz bir kişiyi sevmek hakkınızdır.  

Ailemi özlemiyorum. Akrabalarımı özlemiyorum.  İnsanın ailesi ve akrabaları o kişinin kendisini güvenli hissettiği bir yer olacaktır. Bu mümkün değilse ne yapılması gerekmektedir? O zaman insanın kendi güvencesini ve kendi ailesini kendi araması gerekmektedir. Bugün ailemle hiç bir temasım yok. Herkese olmaları gerektiği zaman değil oldukları gibi saygı gösterilen güven hissi ve sevgi veren bir aile içinde büyümemiş olmamın bende zor olduğu duygusunu uyandırabiliyor. Bu nedenle kendi ailemi kurmak istiyor ve çocuklarıma bana verilmemiş olanları verebilmeyi istiyorum”

  • Nadya’nın aslında adı başkadır.

Baskı, zor ve tehdit veya başka bir yaşamış olan sizler Det handlar om kärlek ( Aşkla ilgilidir) projesi kapsamında okulunuza gelen yetişkinlerle konuşunuz.  Okulunuza gelen kişiler haklarınızın yanında yer alan kişilerdir. Bizimle MSN sayfamızda chat yapma imkânınız da vardır. Bilgi için sağ sütuna bakınız. Okulunuza kimse gelmeyecek olursa güvendiğiniz bir öğretmen veya bir kişiyle kontak kurunuz. Size yardım edilmesi mümkündür.  

Önemli kişiler

SOS Alarm

112

www.sosalarm.se

BRIS

116 111

www.bris.se

Polisen

114 14

www.polisen.se

Rädda barnen

www.rb.se

Ungdomsmottagningen

www.umo.se

Kvinnofridlinjen

020-50 50 50

Tjejjouren

www.tjejjouren.se

Kvinnojouren

www.kvinnojouren.se